THE WAY TO HEAVEN!!!!!!!!!!

LİKYA KRAL MEZARLARI

Tarihin muhteşem abideleri kral mezarları, Caretta-Caretta deniz kaplumbağalarıyla birlikte Dalyan'ın simgesi haline gelmiştir. Aslında Dalyan ve yakın çevresinde kayalara oyulmuş onlarca kral mezarı vardır. Ancak bunların en bilinenleri, Dalyan Beldesi'ne tam karşıdaki yamaçtan bakanlardır.


Bunlardan sol grupta yer alan kaya mezarlarına çıkılabilmektedir. Kaunos kazılarını yöneten Prof. Cengiz Işık, doğa şartlarının tahrip etmesi sonucu, mezarlardan birinin bir kolonunun son 10 yıl içinde yok olduğunu açıklamıştır. Hiç bir kaya mezarında doğa ve insan tahriplerine karşı tedbir alınmamıştır. Tahribi önlemek için 5 yıl önce bunlara girilmesi yasaklanmıştı. Ancak 2003 yılında para karşılığı gezilmelerine yeniden izin verildi.


Kaunosa yakın bölgedeki çok sayıdaki küçük kaya mezarları ise kaderine terkedilmiş durumda. Yine kaderine terkedilmiş çok güzel 2 kaya mezarı da Dalyan'ın Marmarlı Mahallesi'nde bulunmaktadır. Sulungur Gölü yakınında Plaj yolunun hemen sağında bulunan kaya mezarı ise önü ağaçlarla kapandığı için bugün görülememektedir.


Biz size gezdiğimiz bir kralmezarını anlatalım: Sütunların arkasındaki kapıdan 6 metrekarelik bir odaya giriliyor. Bizim gezdiğimiz odada 3 mezar yeri vardı. Ayrıca odanın çevresi de dağın içinde tünel gibi açılmış. Yani odanın dışından da dağın içinde dolaşabiliyorsunuz. Kaya o kadar sert ki, binlerce yıldır doğanın tahribatından çok etkilenmemiş, ama o dönemin insanları tarafından elle oyulabilmiş. İnsanın aklına şu soru geliyor:
"Acaba krallarını çok sevdikleri için mi, yoksa zorla mı yapmışlar bu eserleri?"

 

İZTUZU PLAJI

Carreta caretaların güvenip, yavrularını emanet ettikleri ender plajlardan birisi İztuzu plajı. Dünyada doğallığını koruyan ikinci plaj olma ödülüne de sahip İztuzu, tam bir doğa harikası. Bir tarafı tatlı su diğer tarafı Akdeniz olan bu kumsalın bir benzerinin olmadığı söyleniyor. Denize dikey uzanan dağların dibinden başlayıp, dalyan deltasının ağzını kapatan plajın kumları altın sarısı ve incecik. Deniz ise kristal berraklığında. Sığ bir kıyıya sahip olan İztuzu plajı, yürürken ayaklarınızın altında kadifemsi bir tad bırakıyor.

 

 

 

 

 

   

 

KAUNOS

Kaunos antik kentinin geçmişinin Milattan Önce 3 bin yıllarına dayandığı tahmin ediliyor. Kendi adına altın para bastıracak kadar zengin olan Kaunos, daha sonra Ionyalıların, 12 Liman Birliği'nin, Büyük Iskender'in, Perslerin, Romalıların, Bizanslıların, Rodos Şövalyelerinin, Selçukluların, Menteşe Beyliği'nin ve Osmanlıların egemenliğine girmiş.

Pek çok yazılı eserde adı geçen Kaunos'un yeri kesin olarak 1842 yılında İngiliz Arkeolog Hoskyn tarafından belirlenmiş. Likya ve Karya sınır bölgelerinde Kaunos'u arayan Hoskyn, Dalyan'daki harabelerde bir halk meclisi tableti bulmuş. Bu tabletten oranın Kaunos olduğunu öğrenmiş. Böylece Kaunos da dünya literatüründe yerini almış. Arkeloji dünyasında dikkatleri Kaunos'a yönelten bir çalışma da İsviçreli arkeolog Pavo Roos'un l950'li yılların sonunda yaptığı araştırma olmuş. Roos, araştırmalarının sonucunu doktora tezi olarak hazırlamış.

Kaunos'la ilgili ilk tarihi bilgilere ise Yunanlı ünlü tarihçi Heredot'un, Amasyalı coğrafyacı Strabon ve Latin şairi Ovidus'un eserlerinde rastlanıyor.


 

ÇAMUR BANYOSU

Köyceğiz Gölü'nün Dalyan Deltası ile birleştiği noktaya yakın bir yerde güzellik çamuru. Dalyan iskelesinden kalkan günlük turların ilk uğradıkları nokta. Dustin Hoffman ve Sting'in de 90 lı yıllarda uğradıkları yer. Doğal çamurun oluştuğu yerde işletme yapımına şu ana kadar izin verilmemiş. Ancak daha çok ziyaretçi alan bölgede ise bilimsel açıdan vücuda sürülen çamurun bir faydasının olduğu şu ana kadar ortaya konulmamış ama genede bu bölgede yaşayan insanlar tarafından söylenenleri yazmadan geçemeyeceğiz.

Söylenen o ki çamurun üzerinizde kuruması sonucu teniniz geriliyor ve kırışıklıkları belli seanslar devam edildiği takdirde azaltıyor. Çamur maceranızdan hemen sonra gene işletme içinde yer alan sıcak su kaynağına giriyorsunuz.

Kaynağın, romatizmaya, bel rahatsızlıklarına, siyatiğe iyi geldiği söyleniyor. Bizim gözlemlediğimiz kadarı ile sürülen çamurun vucüd üzerinde fiziksel değişiklik ve orada bulunan ziyaretçiler arasında bir animasyon yarattığı bir gerçek. Bölgede birbirlerinin çamurlu hallerini gören turistler şakalaşıyor ve bol bol fotoğraf çektiriyorlar. Sanırız bölgede bu sayede eğlenceli bir aktivite kazanıyor.

 

 

        

 

SAKLIKENT

Yaklaşık 15 yıl kadar önce keşfedilen Saklıkent, Toros dağlarının Fethiye bölgesinde Akdağlar diye bilinen ve 200 bin yıl önce meydana gelen bir çökmeden oluşan bir kanyon. Çok etkileyici bir görüntüye sahip olan Saklıkent Kanyonu 17 km uzunluğu ile Türkiye'nin en uzun kanyonudur. Buranın tamamını görmek profesyonel dağcıları bile zorladığından turistler için yapılan tahtadan platformlarda yürüyerek ve güzergah üzerindeki yer yer bel seviyesine gelecek çok sıcak günlerde bile buz gibi suyun içerisinde ilerleyerek bu nefis yeri keşfedeceksiniz.


 

 

 

 

 

       

 

 

TEKNE TURLARI

Dalyan da denize gitmek için iki yol var.
İlk alternatif Dalyan Minibüs Kop. düzenledigi İztuzu dolmuş seferleridir. Dalyan meydanın'daki caminin yanından hareket etmektedirler.
İkinci alternatif ise Dalyan Tekne Koop. düzenledigi dolmuş tekne seferleridir. Bu teknelerde hemen caminin yanındaki iskeleden yapılmaktadır. Dolmuş teknelerle gidip-dönmek çok keyiflidir.

 

Dalyanlı ve çevre köylerden olan tekne sahiplerinin büyük çoğunluğu Dalyan Tekne Kooperatifi’ne üyedir. Nereye, kaç kişilik tekne ile kaça gidileceğinin fiyatı belirlenmiştir.
Kooperatifin dışında Turizm şirketlerinin de tekneleri vardır. Bunlar genellikle günlük turlar düzenlemektedirler.
Bir de halk arasında “Korsan” adıyla bilinen kooperatife üye olmayan Dalyanlıların tekneleri vardır. Daha çok ilköğretim okulu tarafındaki iskeleyi kullanan bu tekneler, pazarlıkla yolcu taşımaktadır.

 

 

JEEP SAFARİ

Tabiat sizi bekliyor, geliyor musunuz? Jeep safari turunun güzergahı, eski Köyceğiz, Şelale, Yuvarlakçay, Sarıgerme, ve Radar Tepesi olarak yapılır. Büyük şehirden kaçıp geriye kalan zamanınızı gönlünüzce yaşamak adına kurduğunuz hayalleri bir kez de olsa gerçekleştirebilmek Dalyan'da yapılacak olan Jeep Safari turundan geçiyor. Toros dağları, nehirleri, şelaleleri ve kanyonlar içinde kekik kokularının bin bir çeşit kokuyla karıştığı parkurlarda olağan dışı bir gün yaşamak bu olsa gerek. Tamamı profosyonel uzman ekipler eşliğinde doğa ve doğal koşullarda mücadele etmek, buz gibi sularda cennet gibi koylarda yüzmek, kanyonda yürümek, taze alabalık yemek, aşı koyu plajında denize girmek ve güneşlenmek ve ardından deniz seviyesinden 600 m yukarıdan Köyceğiz ve Dalyan'ın büyüleyici görüntüsünü izlemek sizin için unutulmayacak bir keyif olacaktır. Sabah 09.00 başlayan Jeep safari turu akşam 16.00 civarı sona ermektedir. Jeep safari turunda size güneş gözlüğü, şapka, spor ayakkabı, şort, fotoğraf makinesi yeterli olacaktır.

 

 

 

 

KÖYCEĞİZ GÖLÜ

Köyceğiz gölü, derinliği 20-60 m. arasında değişen 2 Km2'lik tatlı su gölü. Doğu, güney ve batı yöreleri bataklıklar ve yoğun sazlıklar ile kaplı. Kışın yağışlardan dolayı havzası 65 km2'ye kadar genişliyor. Doğal bir kanalla (Dalyan Boğazı) sularını Akdeniz'e boşaltan bu göl denizden yaklaşık 1 m yükseklikte. Göl Namnam çayı, Kargıcak çayı, Yuvarlak çayı, Asar, Yangı, Özsuyu pınarları ile birlikte birçok dere ve dip kaynakları ile besleniyor. Göl üzerinde Gedova, Köyceğiz Köyü, Gavur Bağı, Tütün ve Eşek Adası olmak üzere 5 adet ada bulunuyor. Kış aylarında çeşit çeşit kuşların barınma alanı olan Köyceğiz Gölü, aslında yüzyıllar önce meydana gelen bir çökme sonucu oluşmuş. Gölün altında bazı yapılar halen görülebiliyor. Ayrıca güney kısımlarında nesli tükenmekte olan Caretta Caretta Kaplumbağalarının yuvalama alanları yer alıyor. Köyceğiz Gölü, dünyada sadece 7 olan ayaklı göllerden biri. Ayaklı göl, denizle doğal bir kanal vasıtası ile birleşen göllere deniyor. Göl kenarında bulunan kordon boyundan tekneler her gün kaplıcalara, Kaunos'a, Dalyan'a ve İztuzu plajına yolcu taşıyor. Ayrıca gölün Kuzeybatısında Köyceğiz merkezine bitişik bir plajda göle de girebilirsiniz.

 

 

 

 

EKİNCİK KOYU

Marmaris-Göcek arasında dolaşan teknelerin başlıca uğrak noktalarından biri olan Ekincik koyu, Köyceğiz’e geniş bir asfalt yolla bağlandıktan sonra hızla kalabalıklaşmaya başladı. Kumsal ve iskele çevresi irili ufaklı otel ve pansiyonlarla doluyor.

 

 

 

 

 

 

 

TÜRK HAMAMI

Temizlenmenin en iyi yolu türk hamamından geçer.

Dalyanda bulunan türk hamamında keselenip, sabunlu suyla yıkanarak, güzel bir masaj ile rahatlayın.


 

 

 

 

 

 

CARETTA CARETTA

Dünyada soyu tükenmekte olan canlılar listesinde yer alan bu sevimli deniz kaplumbağaları, yumurtalarını bırakmak için Dalyan'daki İztuzu plajına geliyorlar. Fransa, İtalya ve Uzakdoğu ülkelerinde lüks yiyecek olarak tüketilmesinin yol açtığı aşırı avlanma Caretta Caretta neslinin neredeyse sonunu getirmiş. Dalyanlıların çabalarıyla şu an İztuzu plajı koruma altında. Hatta 1980 yılında yapımına başlanan Türk-Alman ortaklı bir otel temelleri atıldıktan sonra Dalyan halkının, burada yaşayan yabancıların, Doğal Hayatı Koruma Derneğinin ve çeşitli çevre kuruluşlarının çabalarıyla inşası engellenmiş ve otel yıkılmış.

Caretta Carettaların boyları 115 ile 150 santim arasında değişiyor kiloları ise 70 ile 90 kilo ağırlığında, kabugu toprak, karnı ise turuncu (oranj) rengindedir.Genellikle yosun yiyerek beslenen Caretta Carettalar koloniler halinde yaşıyorlar. Ömürlerinin 70 yıl olduğu tahmin ediliyor. Normalde 2-3 yılda bir yumurta yapan Caretta Carettalar tenis topu büyüklüğündeki yumurtalarını arka ayaklarını kullanarak açtığı çukurlardan birine gömüyor. Çeşitli çukurlar açan kaplumbağa (Belki yumurtaların hangi çukurda olduğunun belli olmaması için, belki de nem oranını kontrol ederek en uygun yeri seçiyor) 80 ile 100 arasında yumurtalarını bu çukurlardan birine gömüyor. Yumurtlama süresi saatlerce sürüyor ve anne kaplumbağa çok zorlandığı için sürekli gözyaşı döküyor. İztuzu plajında kuluçka dönemi Mayıs Temmuz ayları arasındaki 55-60 günlük zaman aralığıdır. Ortalama 28.5 dereceye kadar sıcaklıkta erkek, 32 derecede ise dişilerin temmuz ayı başlarında yumurtadan çıktığı ve bu olayın eylüle kadar devam ettiği gözlenmiş. Bırakılan yumurtaların pek çok doğal düşmanı var bunların başında ise tilkiler geliyor. Koklayarak yumurtaları bulan tilkiler bu değerli yumurtaları yok ediyor.

Yumurtadan çıkan yavrular doğal bir içgüdüyle denizden yansıyan ışığa doğru harekat ederek yaşayacakları yöne ilerliyorlar. Ancak yinede birçoğu yolunu şaşırıp susuzluktan ölüyor. Denize ulaşanların bir çoğu da yengeçlere, balıklara ve kuşlara yem olmaktan kurtulamıyor. Uzmanlar her yüz yumurtadan 1-2'sinin yaşamasının bu canlıların neslini sürdürmesinde yeterli olduğunu söylüyorlar. Yumurtadan çıkan yavrular eğer çevrede başka bir ışık yansıması varsa ölümlerine neden olacak yanlış hedeflere yöneliyorlar. Bu nedenle gün batımından doğuşuna kadar İztuzu kumsalına girmek belediye tarafından yasaklanmış.

 

YENGEÇ ve BALIK AVI

Dalyan Kanallarında avlanan mavi yengeçler, çevredeki restoranlarda pişirilerek yerli ve yabancı turistlere servis yapılıyor. Balıkçılığın yanında önemli bir geçim kaynağı haline gelen mavi yengeçler için av turları da düzenleniyor.

 

Teknelerle açılan turistler olta avcılığıyla mavi yengeç yakalama heyecanını yaşıyor. Restoranlarda ise müşterilere canlı olarak gösterilen yengeçler görüntüsüyle ürkütüyor ancak tadıyla da damakta unutulmaz bir lezzet bırakıyor.

 

Dalyan kanallarının güzelliğini görmek isteyen yabancı turistler kiraladıkları teknelerle hem doğal güzellikleri yakından görüyor hem de oltalarla mavi yengeç avlıyor.


 

 

 

 

 

 

YUVARLAKÇAY

Kayaların arasından 7 noktadan kaynayan buz gibi soğuk su, çay oluşturarak Köyceğiz Gölü'ne akıyor. Yöre halkı, Yuvarlakçay üzerine kurdukları tahta platformları restoran olarak işletiyor. Bunlardan bazıları konuklarına ikram ettikleri alabalıkları kendileri üretiyor. Alabalık ve tandıra doyum olmuyor. Salatalarda da yörenin zeytinlerinden üretilen saf zeytinyağ kullanılıyor. Fiyatlar da hesaplı. Özel aracınızla gidebilirsiniz. Akşamları Dalyan PTT'sin yanından minibüs de kalkıyor.